Tam yaza uygun bir lezzet. Ferah, taze, serinletici….
Internette gezerken yakaladım bu tarifi. Hem böyle serinletici bir lezzete çok ihtiyacım vardı hem de elimdeki kabakları kullanmak için çok iyi bir zamandı. Hemen denedim. Ve ardından kendimi hem hafif hem de enerjik hissettim !! Enerjiye ihtiyacınız olan, yorgun bir gününüzdeyseniz bu salata iyi gelecektir 🙂
Yeşil Mercimek’te bol kalsiyum yanında folat (folik asit), demir, magnezyum, C ve K vitaminleri, çinko, ve protein var. Kabakta potasyum, A vitamini. Avakado, zaten vazgeçilmezim. Sağlıklı yağ kaynağı, potasyum, C, A, K, E vitaminleri olan süper yiyecek ! Anlamı: kolesterolu düşüren, sindirimi kolaylaştıran, kalp sağlığına iyi gelen, kan şekerini dengeleyen, diabet önleyici, ve iyileştirici, hipoglisemiye iyi gelen, enerji arttıran, kilo vermeye yardımcı…. Continue reading →
Biri bir süre önce denediğim diğeri de bu sabah keşfettiğim iki lezzet. Pizza hamuru ve Pankek karışımı.
Ama önce;
Mutfağa girip denemeler yapmayı çok sevdiğimi ve bir süredir ihtiyacım olan, ne aradığımı da bilmeden aradığım şeyin bu olduğunu anladım bu sabah. Daha önceki mutfak deneyimlerim arada sırada ve çok önceleri ya tatlı yapmak için ya da daha sonraları sağlıklı atıştırmalık yapmak için olmuştu. Ama gerçekten “mutfağa ait” ya da “mutfaktan” olmadım hiç. Hep bir eğretilik vardı ellerimde, mutfakla benim aramda bir mesafe. Bu değişti bir süredir; yaratmakla mı, paylaşıyor olmakla mı, %100 iyilikle dolu olmasından mı, aslında biliyorum hepsiyle ve daha fazlasıyla ilgili bu galiba. Artık mutfak neşe kaynaklarımdan biri. Daha fazlası dediğim şey, hayata bir mola, bir duraklama, bir es verdirtmesi. Kendinle kaldığın, yarattığın anların hazzını yaşatması. Hayata mola ve bu anlar ne kadar da değerli. Kendimize alan yaratmak. Herkes için değil belki ama mutfağa girmeyi bir denemeli. Al, yıka, doğra karıştır. Kokular, renkler, tatlar. Tam beslenmeye göre girdiyseniz mutfağa, yelpazenin genişliği şaşırtıcı, sürprizli. Çok renkli bir kere (her tür sebze ve meyve), çok kokulu (her tür yeşillik-nane, roka, marul, kişniş, biberiye….), ellerini bulaştırman çoğu zaman şart ve yaratmaya çok açık ! Çocukların sokakta oynaması gibi, çamurlanmak, yağmurda ıslanmak gibi. Ellerini bulaştır yemeğine. Elinden gelir lezzeti birçok yemeğin. Bir denemek lazım. Kendinin yıkayıp, doğrayıp hazırladığın basit bir salata bile yerken daha lezzetli gelebilir o salata sana. Soğanlarını elinde ovuşturarak tuzla öldür önce mesela…. Lahana salatası yaparken incecik doğradığın lahanayı az tuzla ovuşturarak yumuşat ya da…
Şimdi de tarifler: Pizza hamuru ve Pankek karışımı. İkisi de karabuğday unlu, sütsüz. Şişirmez, şekeri oynatmaz. Tok tutar, lezzetlidir, her açıdan doyurur. Ben bayıldım doğrusu…
Pizza Hamuru
1 çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu
3 çorba kaşığı su
2 avuç çiğ kaju fıstığı ve yaklaşık yarım bardak su
Az limon suyu
Bir tutam tuz
1 çay kaşığı karbonat
Az zeytinyağı
Aldığı kadar karabuğday unu
Önce bir kaşık keten tohumu ile 3 kaşık suyu bir kapta karıştırın. Bu yumurta yerine geçiyor. Kaju ile su ve limon suyunu blenderda karıştırın. Bu da yoğurdunuz oldu. Bundan yaklaşık 3 kaşık alarak kaptaki keten tohumlu karışıma ekleyin. Tuzu, karbonatı ve yumuşak bir hamur oluncaya kadar aldığı kadar karabuğday ununu da ekleyin. Zeytinyağını şöyle bir gezdirin -hafifçe. Yoğurun. Yağlı kağıt üzerine tepsiye ya da pizza tepsinize yayın.
Domates sosu için taze domates (çekirdekleri alınmış) ve 1-2 saat suda bekletilmiş kuru domatesi varsa taze yoksa kuru fesleğenle az tuz ile (bir çimdik) rondoda/blenderda karıştırabilirsiniz. Bundan sonra ne dilerseniz ya da evde bütünsel beslenmeye uygun ne varsa ekleyin.
İkinci tarif bu sabahtan. Birkaç gündür farklı lezzetler arıyor, istiyordu içim. Tamam bu sefer geçiştirmeyeceğim gireceğim mutfağa dedim ve bu çıktı.
Pankek Karışımı:
1 çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu ve 3 çorba kaşığı su karıştırılır. (yumurta alternatifi olarak)
2 tepeleme çorba kaşığı karabuğday unu
1/2 su bardağı yemiş ya da tohum sütü (hindistan cevizi, badem, yulaf, susam)
1 çorba kaşığı chia tohumu-isteğe bağlı
Bir tutam tuz
Yapılışı ve ipuçları:
Önce keten tohumu ve suyu sonra diğer malzemeleri ekleyip hepsini basit bir çırpıcıyla karıştırın. Çok sulu olmasın. Unu ve süt miktarını ona göre ayarlayabilirsiniz. Bu ölçülerle 4 tane pankek çıktı benimkinden.
İpuçları:
Pişmesi alışılan kreplerden biraz daha uzun sürüyor.
Hindistan cevizi sütü kullandığım için ayrıca hiç yağ eklemedim.
İçine avakado, zeytin ezmesi sürerek denedim. Ikisi de guzel oldu. Dener miyim acaba diye şekersiz bir reçel de çıkarmıştım masaya ama hiç gerek kalmadı. Hatta tadını reçelle bozmak istemedim. Ha olsaydı badem ezmeli güzel olurdu eminim 🙂 Ilk ikisinden sonra ise olduğu gibi, tek başına yedim 🙂
Ben lezzetinden yemeye doyamadım. Bitirdiğimde de hem midem hem ruhum doymuştu 🙂
Ve böylece bunu da kahvaltı alternatifleri arasına ekliyorum (kahvaltı alternatifleriiçin tıklayın)….
Afiyet ve sevgiyle ….
Seray
*** *** Wellness Koçluğu hakkında bilgi için buraya, Workshop’lar için buraya tıklayın.*** ***
Üç günlük çiğ yemek kursu, ardından 2 sağlıklı yaşam semineri, granola, ayçekirdeği-badem peyniri, tahin sos, susam filizlendirme derken son hafta bayağı bereketliydi.
Sanırım öncelikle çiğ yemek deneyimimi paylaşacağım. Ve öncesinde biraz başlangıçtan bahsedeyim. Aslında genel olarak beslenme şeklimdeki değişikler 10 Şubat’ta başladı. O tarihte detoks uzmanı bir tanıdığımla sohbet sırasında bana ikram ettiği bir greyfurt suyu ile detoks yapmaya “kesin” karar vermem aynı anda oldu galiba da, o günüm şimdi anlatacağım gibi devam edince, bunun bana iyi geleceğinden emin oldum ve tamam başlıyorum dedim. Ve o gün greyfurt suyunu orada ara öğün yaptım, ordan ayrıldıktan sonra öğle yemeği saati geldiğinde neden devam etmiyorum juicinge diyerek karşıma “çıkan” meyvesuyu büfesinden elma, nar, havuç suyu ile öğle yemeğimi “yemiş” oldum. Akşama çorba ile devam etti. Eve paketler gelmeye başlayıncaya kadar, sanırım 4-5 gün, çay, kahve, alkol, süt ürünleri, hayvansal gıda, gluten, … hepsini bırakmıştım. 5 gün detoks paketi de ilk günden sonra çok rahat gitti. İkinci günden itibaren gece uykularım çok iyileşti ve sabah enerjik bir şekilde yataktan kalkmaya başladım. 5 günün sonunda tartıya göre az kilo vermiş ama görünüşe göre çok incelmiştim. Daha sonra bunun yağlar ile suyun yer değiştirmesi olduğunu öğrenecektim. Çok basitti. Çok su iç, alkali su, sebze, meyve suyu, yağlar gitsin. Paket bitti, ve ben devam ettim. Bana bu kadar iyi gelen birşeyi bozmaya “kıyamadım”. Hem kıyamadım, hem de zaten içim başka türlüsünü istemedi. Canım da zaten çay, kahve çekmiyordu. Akşamları yine erkenden bir çorba yetiyordu. Bir kaç hafta sonra bir 3 günlük detoks daha yaptım. Bu kez ilkine göre daha zor geçti nedense, açlık anlamında, ve de yine kendimi daha iyi hissederek bitirdim. O zamandan beri de sebze, meyve ağırlıklı beslenmeye devam ediyorum. Hergün olamasa da haftada birkaç kere günlük beslenmeye sebze suyunu ekliyorum. Canım çektikçe detoks sırasında bıraktığım şeylerden yediğim (ve de içtiğim-mesela kahve) oldu, oluyor ve de bazılarına karşı intoleransım olduğunu anladım. Eğer bazı gıdaları en az bir hafta diyetinizden çıkarır ve sonra tekrar sokmayı denerseniz o gıdanın size iyi mi kötü mü geldiğini anlayabiliyorsunuz. Bu da çok basit! Benim için fark yaratanların başında süt ürünleri geliyordu. Bunların hazmı bayağı zormuş meğerse benim için. Aslında hep söylerdi bedenim, zaten çok yemezdim. Ağır peynirleri, mesela beyaz peyniri bile bırakmıştım zaten, keçi loru ya da inek loru tüketirdim peynir istediğimde, yoğurdu az yer olmuştum, market yoğurtlarını canım çekmez olmuştu çünkü. Ama ayran içerdim, tok tutuyor, kolay bir ara öğün oluyor diye. Sonuçta ne kadar okuyup bilsem de, bir de yerine ne koyacağımı bilemediğimden de tabi, ben de çoğunluğun düştüğü hataya düşüp arada sırada da olsa yerdim. Herneyse, geçen gün evdeki bayanın bize sürpriz diye glutensiz yufkayla ve güzelim ısırgan otuyla yaptığı böreğe süt ve yumurta koyduğunu farketmeden yedikten sonra midemin rahatsızlığı bana bir kere daha durumu teyit etmiş oldu. Bu da son olsun ! İnanın ihtiyaç da duymuyorum. E çiğ vegan peynirimi bile yaptım artık, ne olsun 🙂 Kırmızı, olgun, yağ biberini ya da salatalığı bandırarak yiyiyorum sabahları. Salatamın yanında, karnabahar pilavıyla yani o kadar çok şeyle iyi gidiyor ki bir de sormayın. Ya da atıştımalık olarak, isterseniz sizin tercihiniz bir ekmekle de güzel olur. Mesela en son karabuğday ve kavulca unu karışımı unla nohut mayalı ekmek yaptık, onunla da güzel oluyor. Peynirin tarifi buraya gelecek yakında (burda). Badem sütüde her daim mevcut zaten artık. Onu da granola’yla (burda), glutensiz yulafla -varsa, yoksa normal yulafla-, ya da ara öğün olarak blenderda kakao, tarçın ek olarak istenirse hurma ve muzla karıştırarak içiyoruz (kızım da seviyor). İkincisi glutensizlik. O da çok iyi geliyor. Ve de kaçamaklarım oluyor. Ve bu kaçamaklar ertesi günü gözlerimin eskisi gibi şişmesinden de kendini belli ediyor. Bir de anladım ki bunu (göz şişmesi durumunu) gece geç saatte ve asidik şeyler yemek de tetikliyor. Tamamen glutensiz beslenmek hala biraz zor, zira özünde gluten içermeyen yulaf ve karabuğday bile glutenli ürünler işleyip paketleyen tesislerde işlenip paketlendiği için eser miktar da da olsa gluten içeriyorlar. Bu konuda da eğer ciddi bir durum yok ise, esnek olunabilir bence. Bundan da bahsedeceğim ilerde. Hazmı zorlaştıran bir diğer şey ise çok sık yemek yemek ve yemeklerin hemen öncesinde veya sonrasında veya yemek sırasında su içmek. Halbuki yemeklerden en az yarım saat önce ve bir saat sonra içilen ve yemek sırasında içilmeyen su hazmı engellemiyor ve şişkinlik hissetmiyorsunuz. Bunun nedeni ise yine basit ! suyun midenin öğütücü ürünlerini (asitler) sulandırmaması ve dolayısıyla da bunları da işlerini iyi yapabilmeleri. Et konusunda da “canımın çekmesi-çekmemesi” ilkesiyle hareket ediyorum. Ve çoğunlukla çekmiyor, ve yersem de uzun bir süre hazmediğimi farkediyorum. Tavuk zaten yemiyorduk, ve balık da benim yemediklerim arasında girdi yine hazım zorluğu nedeniyle. Sanırım kan grubuna göre beslenmeye de bir teyit niteliğinde bu; buna göre zaten balık yememem gerekiyor (kan grubuna göre beslenmeyle ilgili bilgi için internetten küçük bir araştırma yeterli olacaktır). Protein nerden geliyor derseniz, filizlendirilmiş tahıl ve tohumlardan, kinoadan, ve gıda mayasından (nutritional yeast). Detaylarını başka bir yazıda yazabilirim daha sonra. Geriye maya kalıyor. Maya da yoğurt, peynir ve alkolü (bira ve şarap) çıkarınca, ekmekteki nohut mayası dışında beslenmemde kalmamış oldu zaten. Maya da tolerans açısından test edilmesi gereken bir başka şey.
Durum böyle iken ben bir de ani bir kararla, bu evde yapmaya çalıştığım şeyleri bir de ustasından öğreneyim, işin tekniğini de bileyim diye üç gün kursa gittim. Orda üç gün %100 çiğ vegan yemekler yapıp yedik, ben iki gün daha devam ettim ve toplamda 5 gün %100 çiğ vegan beslenmiş oldum. Sonuç ?? Kendimi gayet iyi hissettim, canım tatlı, atıştırmalık istemedi, dinçtim, enerjim yerindeydi, yemekler lezzetliydi, yapması eğlenceliydi …. Eğitim yeri dışındaki iki günde sadece kendim için eldeki malzemelerle bence iyi yemekler çıkardım ortaya ve de doydum ve keyifliydi. Her seferince, annemin yemekleri kap kap masaya giderken, ben e şimdi ben ne yiyeceğim oldum başta ama sonra girişip güzel birşeyler hazırlayabildim. E biraz diğerlerinde ayrı hissediyorsunuz kendinizi, o şekilde beslenen sadece sizseniz. Ama olabiliyor, mümkün yani. Biraz emek, zaman ve kararlılık lazım sadece (bir de mutfak ekipmanları !!). Şu anda hala olabildiğince çiğ besleniyorum. Günlük beslenmemin çiğ vegan kısmını, yani yiyeceklerin tüm besinlerini almak üzere tükettiğim kısmını sebze sularıyla sağlıyorum çoğunlukla. Ama %100 çiğ vegan değilim. Özel detoks zamanları dışında %100 bu şekilde beslenmem gerekmediğine karar verdim. Ayrıca bedeni strese sokmamak benim için en temel ilke olduğundan, bunu ne şekilde stres yaratmadan hayatıma sokabilirim sorusuyla, yani esneklik ilkesini de gözönüne alarak herkes kendi kararını verebilir. Sonuç olarak, yukarıda bahsettiğim besin gruplarından yiyecekleri abartmadan yiyor, bunların yanında sebze suyunuzu, salatanızı, sebzenizi, yemişlerinizi yiyorsanız, probiyotik ve omega 3 takviyesini alıyor, kullandığınız yağlara ve suya da dikkat ediyorsanız esneklik ilkesini uyguluyorsunuz demektir.
Durumlar böyle, tarifler izninizle biraz daha sonra, ve de işte geçen haftadan birkaç fotoğraf …
eğitim sonrası, göl kıyısında iki gün geçti.coleslaw-lahana salatası. Tarifi yakındadereotlu, cevizli karanabahar pilavı
NOT: Çiğ beslenme tarzı bir süre uygulayıp denediğim ve o dönem için ihtiyacım olan bir düzendi ve bana iyi geldi. Ancak sürekli belli bir şekilde beslenmem gerekmediğini de geçen süre içinde anladım; çoğunluk her zaman taze meyve ve sebzeler ama sadece çiğ yemek zorunda değilim. Bu dönem bittikten sonra, bir çeşit detoks gibiydi, artık neye ihtiyacım varsa onu yemeyi deneyimliyorum.
Sevgi, sağlık, afiyetle…
Seray
*** *** Wellness Koçluğu hakkında bilgi için buraya, Workshop’lar için buraya tıklayın.*** ***
Benim için tam beslenmek, bitki-sebze ağırlıklı ve de olabildiğince çiğ beslenmek lezzetsiz yemek yemek değildir’in çok lezzetli bir kanıtı olan tariflerden biri daha bence bu. Daha önce yiyeyemediğim, bir türlü sevemediğim mantarı bu haliyle çok sevdim. Ayrıca bu haliyle hem çok lezzetli hem de çok şık görünüyor.
Şimdi, resimde gördüğünüz körili karnabahar pilavı pek bir lezzetli 🙂 Ve karnabahardan pilav yaparken varyasyonlarla çeşit çeşit pilav/yemek çıkabiliyor. Karnabahar tam bir hazine. Ben burda körilisini yazıyorum, şimdilik sadece onu denedim.
Karnabaharda neler mi var?
Folat/Folik Asit (B9), magnezyum, C ve K vitaminleri
Daha önce tarifini verdiğim Çiğ Çikolata Bazı‘nı top haline getirererek çok sağlıklı ve tatlı ihtiyacını gideren bir ara öğün hazrılamış olacaksınız 🙂
İçine daha vanilya esansı veya tuz ekleyebilir ya da 1 damla nane yağı damlatarak naneli çikolata topları yapmış olursunuz.
Hindistan cevizi rendesi ya da hindistan cevizi yağı (1 yemek kaşığı) da eklenebilir. Ya da biraz hintcevizi (muskat), tarçın, chia tohumu, ne dilerseniz.
Hatta 1 yemek Kaşığı Yerfıstığı Ezmesi, ya da Badem Ezmesi eklenebilir farklı tatlar için.