Süper Ekmek

time-for-a-change-897441_1280Bir çoğu için tatil demek yemek demek. Hele bir de tatil-bayramsa içinde yemek olması kaçınılmaz değil mi? “Aman canım tatilde yiyeceğim tabi”, “Tatilde de kendimi sıkacak değilim”, Gideceğimiz yerdeki restoranda öyle bir yapıyorlar ki ….nu, düşünürken ağzım sulandı şimdi”, “Aaaa, tabi orda da yeriz”, “O dondurmacıda yemeden dönersem olmaz” …. bunlar ve benzeri birçok cümle tatil planı konuşmalarında sık sık geçmez mi?

Kendimize en çok rahatlık, gevşeklik hakkını verdiğimiz zamanlar tatiller, ve bu rahatlama hakkımızı da en çok yemek yiyerek kullanmayı seçebiliyoruz. “Şımarttım kendimi biraz, yemeğin üzerine tatlımı da yedim, e tatildeyim ne de olsa”. Kendimiz kendimize bu izni verebiliyoruz öncelikle. Bir de “Ziyarette ikram ederler şimdi, yapacak birşey yok, bu bayram böyle geçecek, dönüşte yemeyeceğim artık, iki hafta diyet!”, “Herkes yerken benim yememem olmaz, nasıl geri çeviririm ikramları, kırılırlar-darılırlar…..”, “O kadar uğraşmıştır şimdi …teyze, onun yaptığı yemek de geri çevrilmez, çok kızar”… Bir de bunlar var. Kendimizi rahat bırakmak yerine sıktığımız durumlar…. Mecburiyetler, mecbur olma durumları… Birinde rahatlamak için yemek yemeye mecbur hissetmek, diğerinde bir başkasını kırmamak için. Ve ikisinde de zarar gören kişinin kendisi. Birinde rahatlamanın, dinlenmenin, gevşemenin kendisine uygun yollarını aramayan biri, diğerinde başkasını kendi önüne koyan biri olarak kendine değer vermemek. Halbuki karar vermiştiniz, sağlıklı olacak, kilo verecek, kendinize daha iyi bakacaktınız. Yine bir sonraki haftaya, aya, yeniyıla mı kaldı? Yoo, lütfen. Verdiği kararların arkasında durmakla övünendiniz belki, hatta çocuğunuza bunu öğüt veriyordunuz belki de. “Verdiğin kararların arkasında dur”. Evet DEĞER, DEĞER, DEĞER…. Kendime değer vermeye başlamadan önce her iki durumda ben de aynısı yapardım. Şu anda eğer bir yemeği yiyorsam onu yemeyi seçtiğim için yiyor; bir ikramı istemiyorsam da istemediğimi söyleyebiliyorum. Rahatlamak, dinlenmek için çeşitli araçlarım, tercihlerim var. Ve bir ikramı reddederken kendim için gerçekten doğru olanı sevgi ile söylediğimde buna kırılan, darılan kişi sayısı çok az. Siz de kendiniz için “iyi” olan yemek tercihlerini yapacabilecek kadar akıllı, cesur ve beceriklisiniz. Siz sizin için iyi olmayanı çok iyi biliyorsunuz ve bunu her daim hayatınızda tutacak kadar da iradeli ve değerlisiniz. Belki şu anda bunlara uzak hissediyorsunuz kendinizi ve bu da doğrudur, ve de doğru olan bir şey daha var: bir karar vermenizle herşeyin değişebileceği gerçeği. Sadece bir karar kadar uzaksınız bu değişime, sağlığa. İstemek, karar vermek ve sorumluluğu elinize alarak başlamak. 

Sorumluluk demişken, şimdi önümüzdeki tatil-bayram’da benim programıma göre en çok zorluk yaşayacağım yemek konusu ekmek olacak. Heryerde yiyecek sağlıklı bir yiyecek seçebilirim ama doğru ekmeği bulmak biraz zor doğrusu. O yüzden bugün yola çıkmadan önce yanıma almak üzere dün yaptım ekmeğimi. Karabuğday beni çok üzüyor bu ekmek konusunda biliyorsunuz, bu kez onsuz yaptım ben de. Kavulca ve mısır unu kullandım. Niyetim nohut unu kullanmaktı ama kalmamış. Nohut unuyla da harika oluyor. Kavulca eski bir buğday türü, gluteni ya yok ya da çok az, o da doğal olarak. Mısır ve nohutta gluten hiç yok zaten. İçindeki badem posası, ayçekirdeği, kabak çekirdeği, susam, çörekotu, ile bir süper ekmek bu! Karnıyarık otu tozunu aktarlarda bulabilirsiniz sanıyorum. Be ekmeği yaparken işlevi büyük; bitki bazlı bir ekmek olsun istediğim için süt ürünü yok ve unu yapıştırmak için bu toz şart.

kavulcaekmeksonra2
bu şekilde dilimliyorum

Süper Ekmek

  • 2 bardak soğuk su
  • 1 bardak kavulca unu
  • 1 bardak mısır ya da nohut hangisini isterseniz
  • 1 bardak badem posası (ya süt yapımından kalanı kullanın ya da bir bardak bademi robotta çekin)
  • 3 tepeleme yemek kaşığı karnıyarık otu tozu (physillum husk powder)
  • 2 yemek kaşığı chia tohumu
  • 2 yemek kaşığı çiğ ayçekirdeği
  • 1 yemek kaşığı çiğ kabak çekirdeği
  • 1 paket kabartma tozu (sıfır gluten istiyorsanız kullanmayın)
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • tuz, karabiber (miktarı size kalmış-2 çay kaşığı tuz bence ideal)
  • isterseniz içine taze ve kuru baharatlar; kekik, biberiye
  • üzeri için susam, çörekotu

Su hariç malzemeleri karıştırın, suyu da yavaşça ekleyin ve akmayan, oldukça sıkı bir kıvama gelmesi için yarım saat bekleyin. Hala yeterince katı değilse biraz daha karnıyarık otu tozu ekleyebilirsiniz.

Bu sırada fırınınızı 180 derecede ısıtabilirsiniz.

kavulcaekmekonce3Karışım hazır olunca bir tepsiye spatula ile yayın ve şekil verin. Evet kollar çalışıyor biraz. Ama değiyor inanın. Üzerine susam ve çörekotu serpin ve spatulayla hafifçe bastırarak hamurun içine girmesini sağlayın biraz (bu sayede ekmek piştikten sonra susamların dökülmesini biraz engellemiş olursunuz-ben  yapmadım bu kez, bir dahaki için kendime de hatırlatma bu!).

kavulcaekmeksonra1Yaklaşık 40 dakika sonra tamamen pişmiş olarak ekmeğiniz hazır. Bir kürdanla içini kontrol edebilirsiniz çıkarmadan önce. Dışarı alıp soğutun ve dilimleyin.

 

 

Kapalı bir kapta ve buzdolabında en az bir hafta dayanacaktır. Kullanmayacağınız kısmını derin dondurucuda da saklayabilirsiniz. Ya da benim gibi hava almayacak bir kaba koyarak yolculukta yanınıza alabilirsiniz.

Seçimlerinizin size ve sağlığınıza hizmet ettiği, dolu dolu dinlenmeli, eğlenceli, keyifli, iyi bayramlar, iyi tatiller… Dönüşte görüşmek üzere …

Seray

*** *** Wellness Koçluğu hakkında bilgi için buraya, Workshop’lar için buraya tıklayın.*** ***

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.