Hızlı Mısır Ekmeği

Pazar kahvaltısı için değişik bir tat mı arıyorsunuz?

Belki her zaman değil ama arada sırada yapabileceğiniz bir tarif.

İyi bir mısır unu (yerli mısırdan) ile mısır ekmeği arada sırada kahvaltı sofranızda yer alabilecek glisemik indeksi düşük, glutensiz süper lezzetli bir alternatif olabilir !


MISIR EKMEĞİ:

  • 1 bardak mısır unu
  • 1/4 bardak zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı tuz
  • Dilerseniz bir çimdik karabiber
  • Yeterince ılık su

Tavanızı ısıtın. Hepsini bir kapta bir kaşık yardımıyla karıştırın. Elinize yapışmayacak bir kıvamda olacak kadar su eklerken karıştırmaya devam edin. Elinize yaklaşık mandalina büyüklüğünde toplar halinde alıp bastırın ve tavada her yönünü 5-6 dakika kadar pişirin.

Tuzu ve yağı seviyor mısır unu, onlarsız lezzeti yakalamak zor biraz. Yine de evde yapılan bir ekmekle kahvaltı etmenin keyfi, mutfağı saran o koku ile başlayan doygunluk hissi yeter de artar bile sofrada yerini bulması için bu ekmeğin 🙂

Not: eğer inflamasyondan şikayetçi iseniz mısırı çok fazla tüketmemenizi öneririm. Ve bulabiliyorsanız genetiği ile oynamamış mısır unu kullanmanızı.

Sağlık’la kalın….

Seray

 

Ispanaklı Smoothie

Momentous 100%

 

Sabah kahvaltısında önce, kahvaltı olarak, spordan önce veya sonra, hafif bir akşam yemeği olarak  ya da gün içinde canlanmak için bu smoothie’yi severek içebilirsiniz 🙂

Bu yeşil içecek, yeşilliklerin yüksek besin gücü yanında içindeki avokadoyla sağlıklı yağ kaynağınız olacak ve sizi uzun süre tok tutacak !

Canlandırıcı etkisini farketmemeniz olanaksız. Continue reading

KAJU PEYNİRİ

cashew-931960_1920.jpgKuruyemiş olarak bildiğimiz KAJU

bize PEYNİR ve DİPSOS olarak dönebilir.

Ayrıca, hayvansal gıda tüketmeyenler için;

krema gereken yerlerde,

mesela sütsüz, yoğurtsuz dondurma yaparken !!,

ve de kıvam attırıcı bazı tariflerde olarak kullanılabilir.

Lezzet ve kıvam katması için pizza hamuru tarifimde de kullanmıştım.

Şimdiki beklentiniz tam peynir tadında bir şeyse, o bu değil.

Bu çok lezzetli bir şey. Continue reading

Granola – Patlamış Kinoa ve Amarant ile

Geçenlerde instagramda kısaca paylaştığım granola işte burda. Bi Nevi Karaköy’ün gönderisinden esinlenmiştim. Yapması çok kolay, buzdolabında uzunca bir süre dayanıyor ve badem sütüyle (tarif için tıklayın) harika oluyor. Bu haftasonu için denemeye ne dersiniz?

kinoa-amarant granolaİçinde patlamış kinoa ve amarant ile biraz kuru meyve ve bazı süper gıdalar var !

Evet kinoayı patlatmayı denediniz mi? Patlatmasının çok eğlenceli olması bir yana, patlamış hali granolaya çok yakışıyor. Amarant da aynı şekilde. Kinoa ve amarant çok benziyorlar. İkisinin de anavatanı Güney Amerika. Beyaz kinoa ve amarant sadece orada yetişiyor. Ama kırmızı kinoanın Avrupa’da yetiştirilebildiği yerler olduğu keşfedilmiş. Bence Karadenizde de yetişebilir; belki yetiştiriliyordur bile. (Daha sonradan öğrendiğime göre evet Türkiye aslında uygunmuş iklim olarak ve istesek yetiştirebilirmişiz!)

Continue reading

Kinoa Müsli

Kinoa MusliDünkü yazıma karpuzdan kinoa müsliye geçerim niyetiyle başlamış sonra yazıya karpuzlu birkaç tarifle devam edip kinoa müsliyi bir sonraki yazıya bırakmaya karar vermiştim. Ve hemen arayı uzatmadan Kinoa Müsli tarifi sizlerle.

Aslında çok sıcak havalara uygun bir kahvaltı seçimi olmayabilir; içindeki tarçın ve kuru meyvelerle biraz “sıcak” bir öğün oluyor, ama bol egzersizli, sporlu, hareketli, enerji gerektiren günler için üzerine benim yaptığım gibi yaz meyveleriyle ferahlatıcı hale getirilerek harika bir kahvaltılık haline geliyor bence. Hele bir de hafif tatlımsı bir şeyler çekiyorsa canınız, içindeki tarçınla ve kuru meyvelerle damağınızı tatlandıracak harika bir lezzet. Ayrıca içindekilerle oynayarak daha hafif bir şekilde de hazırlayabilirsiniz. Kuru meyveyi azaltıp, sadece taze meyveyle de pek güzel bir kahvaltılık olacaktır.

Doğrusu ben kinoa’yı karabuğday müsliye ve granolaya tercih ediyorum galiba 🙂

Continue reading

Chia Pudding

chiaUzunca bir zaman önce denemeye başladığım bir tarif bu. İlk yaptığımda, birçok yerde tarif öyle olduğu için, hindistan cevizi sütüyle yapmıştım. Fazla ağır gelmişti. Sonra, biraz hindistan cevizi sütü biraz badem sütü denedim, o da olmadı. Bir diğerinde, aldığım chia tohumu paketinin üzerinde günde bir yemek kaşığını aşmayın yazdığı için o kadar koydum, jelleşmeye yetmedi. Başkasında tatsız oldu. Yani şu basit puding için bayağı deneme yaptım 🙂 Sonunda oldu ama !

Continue reading

Canın ne çekiyor? Ve bir ‘Lorlu Salata’ Tarifi

Özel bir rejim listem yok, bildiğiniz gibi rejim kelimesi burada geçmiyor ! Olan şey; bedenle kurulan yeni bir ilişki ile, yenecek şeylerin şeçilmesi. Denklem şöyle çalışıyor: Bedenle ilişki sağlıklı olduğunda, kişi bedeni için sağlıklı olan şeyleri istiyor, kendisi için iyi olanları CANI ÇEKİYOR. Genel “sağlıksızlar” zaten belli ve diyetten çıkıyor (genel olarak doğallığını kaybetmiş, daha lezzetli olsun, daha çok üretilsin diye manipüle edilmiş herşey buraya girebilir) ve de geriye kalan engin olasıklıklar arasından hangisinin kendine iyi geleceğini bilebiliyor olmaktan bahsediyorum. O gün, o ay, o hafta, o an…. Bedenim benden ne ister ??  Canım ne çeker?

Bana göre bu, hayattaki duruşumuzla ilintisi olan bir durum. Kendi isteklerimiz, değerlerimiz, tutkularımıza göre mi yaşıyoruz, yoksa bizden beklenenler, yapmamız gerekenler, olmamız gerekenler bölgesinde miyiz? Bu bölgeden, “kendi” bölgesine geçmek bir süreç; “kendi”nin üzerini kapladığımız şeylerin tozunu almak, pasını silmek, kaplamasını çıkarmak, bazen kazmak, hazine arar gibi aramak gerekiyor. Arkeolojik bir kazıya da benzetilebilir; hemen tamamı bulunmuyor kazdığınız yerin; tersine, sabırla, özenle tek tek parçaları bularak ilerliyorsunuz, kazdıkça anlamı artıyor. Kendi bölgesinde mümkün olan şeyler; bugüne kadar yakın ya da daha eski tarihte toplumlarca lider sayılmış, icatlar yapmış, işi her daim anılmış insanların yaptıkları şeyler ya da çevrenizde başarı öyküsü yazmış, herkesi şaşırtacak “yol” değişikliklerini yapmış ve yapamazsın, olmaz denileni başarmış insanların yaptıkları şeyler, yaşadıkları hayatlar. Onlar kendi hayatlarını yaşayanlar (ve de kişilere, toplumlara faydaları çok olanlar). Bilgiyi aramak, öğrenmek ama esas pusula olarak içini dinleyerek ilerlemek, yapamazsınlara aldırış etmeden dışarıya kulak kapamak, çok çalışmak, yılmamak, yeniden başlayabilmek ve kendine inanmak, değerleriyle yaşamak özellikleri arasında. Bugüne kadar başarılı olmuş herkesin hikayesinde bunlar var.

Yemekle bağlantısı ne diyorsanız? E haklısınız, biraz garip geliyor başta. Olsun 🙂 Ve de şöyle bakalım: dışarıdan hiç bitmeyen bir bilgi aktarımı, akışı var. Hergün, bir yerden, yiyeceklerin faydaları, zararları, ekosistem, takviyeler, egzersiz, vs. yani sağlıklı yaşamla ilgili bilgi geliyor. Bunların eğer bir arşivi tutulacak olsa, çok değerli, doğru bilgilerin yanında, birbirini tutmayan ya da aynı şey hakkında görüşlerin zaman içinde değiştiğini gördüğümüz bilgiler de geliyor. Bu durumda sağlıklı yaşam yoluna çıkmış birinin de sürekli bunları takip etmesi ve değişiklikler yapması gerekiyor. Buna belki de bir çeşit “dışa bağımlılık” da denebilir 🙂 İşte kişi kendi bedeniyle sağlıklı ilişkiyi kurduğu noktada sadece dışarıdan değişerek gelen bu bilgilerle hareket etme ihtiyacı ortadan kalkıyor. En azından bunları süzgecinden geçireceği sağlıklı bir filtresi oluyor. Ayrıca, “Ya şunu da ye ne olacak?” ya da ” Aaaa, ama bunu yemeden mi gideceksin?” veya “Bak bu şuna çok iyi geliyormuş?” hatta ” E sen yemiyor musun?”‘lara karşı bir kalkanınız oluyor. Çünkü iç pusuladan şaşmanın ve dışa bağımlılığın esas zorluğu bu anlardaki duruşumuzu çok etkiliyor olması. Ve bu da sağlımıza malolabiliyor.

O yüzden yaşadığınız hayatın sizin hayatınız olmasıyla, sağlığınızın sorumluluğunu elinize almanız (#sagligimbenimelimde) arasında büyük, kocaman bir bağlantı var.

Yemeğe gelince; bugün aslında en kolayı bir uzmana sormak olsa da (şaka) bugün ne yemeliyim diye kendime sorduğumda, çıkan sonuç şu oldu:

lorlu kahvaltı

Lor, domates, salatalık, üzerine çörekotu, susam, iki çeşit kekik, himalaya tuzu ve zeytinyağı….

Miktarını söylemiyorum, kalori hesabı yapmaya gerek olmadığı için size ne kadarı yetecekse o kadar 🙂 Zeytinyağını çok abartmayın yeter ! Ama az da koymayın, tadı çıkmaz !

Ha bir de domatesler Bodrum Üretici Pazarı’ndan olunca sormayın tadını gitsin bir sabah salatası oldu bu. Bu pazardan beni haberdar eden, hatta ilk ziyaretime de vesile olan arkadaşıma teşekkürler. Pazarı kuran Bodrum Tohum Derneği’ne ve katılan çiftçilere de emekleri için sonsuz teşekkürler, saygılar…..

Hmm, bilgisayar önünde yediğim doğrudur (klavye çıkmış resimde :-)). Bugün artık bu yazıyı çıkarmak için çok niyetliydim, masamda yiyiverdim 🙂 Olsun !

Ne zamandır süt ürünü yemiyordum. Yedim işte 🙂 O da olsun !

Kendinizi kısıtlamayın, olasılıklar sonsuz, doğanın bize sundukları sonsuz, seçim yapma hakkımız var, özgürlüğümüz var, kullanalım ! Sağlığımızın efendisi biz olalım ! Birşeye karşı olarak ya da korkuyla değil, içimizden geldiği gibi, sevgiyle seçelim yiyeceklerimizi.

Haftasonuna birden az kala güzel günler, mutlu cumalar, neşeli haftasonları olsun.

Sevgi ve afiyetle…..

Seray

*** *** Wellness Koçluğu hakkında bilgi için buraya, Workshop’lar için buraya tıklayın.*** ***

 

Pizza Hamuru ve Krep Karışımı

Biri bir süre önce denediğim diğeri de bu sabah keşfettiğim iki lezzet. Pizza hamuru ve Pankek karışımı.

Ama önce;

Mutfağa girip denemeler yapmayı çok sevdiğimi ve bir süredir ihtiyacım olan, ne aradığımı da bilmeden aradığım şeyin bu olduğunu anladım bu sabah. Daha önceki mutfak deneyimlerim arada sırada ve çok önceleri ya tatlı yapmak için ya da daha sonraları sağlıklı atıştırmalık yapmak için olmuştu. Ama gerçekten “mutfağa ait” ya da “mutfaktan” olmadım hiç. Hep bir eğretilik vardı ellerimde,  mutfakla benim aramda bir mesafe. Bu değişti bir süredir; yaratmakla mı, paylaşıyor olmakla mı, %100 iyilikle dolu olmasından mı, aslında biliyorum hepsiyle ve daha fazlasıyla ilgili bu galiba. Artık mutfak neşe kaynaklarımdan biri. Daha fazlası dediğim şey, hayata bir mola, bir duraklama, bir es verdirtmesi. Kendinle kaldığın, yarattığın anların hazzını yaşatması. Hayata mola ve bu anlar ne kadar da değerli. Kendimize alan yaratmak. Herkes için değil belki ama mutfağa girmeyi bir denemeli. Al, yıka, doğra karıştır. Kokular, renkler, tatlar. Tam beslenmeye göre girdiyseniz mutfağa, yelpazenin genişliği şaşırtıcı, sürprizli. Çok renkli bir kere (her tür sebze ve meyve), çok kokulu (her tür yeşillik-nane, roka, marul, kişniş, biberiye….), ellerini bulaştırman çoğu zaman şart ve yaratmaya çok açık ! Çocukların sokakta oynaması gibi, çamurlanmak, yağmurda ıslanmak gibi. Ellerini bulaştır yemeğine. Elinden gelir lezzeti birçok yemeğin. Bir denemek lazım. Kendinin yıkayıp, doğrayıp hazırladığın basit bir salata bile yerken daha lezzetli gelebilir o salata sana. Soğanlarını elinde ovuşturarak tuzla öldür önce mesela…. Lahana salatası yaparken incecik doğradığın lahanayı az tuzla ovuşturarak yumuşat ya da…

Şimdi de tarifler: Pizza hamuru ve Pankek karışımı. İkisi de karabuğday unlu, sütsüz. Şişirmez, şekeri oynatmaz. Tok tutar, lezzetlidir, her açıdan doyurur. Ben bayıldım doğrusu…

Pizza Hamuru

  • 1 çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu
  • 3 çorba kaşığı su
  • 2 avuç çiğ kaju fıstığı ve yaklaşık yarım bardak su
  • Az limon suyu
  • Bir tutam tuz
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • Az zeytinyağı
  • Aldığı kadar karabuğday unu

Önce bir kaşık keten tohumu ile 3 kaşık suyu bir kapta karıştırın. Bu yumurta yerine geçiyor. Kaju ile su ve limon suyunu blenderda karıştırın. Bu da yoğurdunuz oldu. Bundan yaklaşık 3 kaşık alarak kaptaki keten tohumlu karışıma ekleyin. Tuzu, karbonatı ve yumuşak bir hamur oluncaya kadar aldığı kadar karabuğday ununu da ekleyin. Zeytinyağını şöyle bir gezdirin -hafifçe. Yoğurun. Yağlı kağıt üzerine tepsiye ya da pizza tepsinize yayın.

Domates sosu için taze domates (çekirdekleri alınmış) ve 1-2 saat suda bekletilmiş kuru domatesi varsa taze yoksa kuru fesleğenle az tuz ile (bir çimdik) rondoda/blenderda karıştırabilirsiniz. Bundan sonra ne dilerseniz ya da evde bütünsel beslenmeye uygun ne varsa ekleyin.

İkinci tarif bu sabahtan. Birkaç gündür farklı lezzetler arıyor, istiyordu içim. Tamam bu sefer geçiştirmeyeceğim gireceğim mutfağa dedim ve bu çıktı.

pankek copyPankek Karışımı:

  • 1 çorba kaşığı öğütülmüş keten tohumu ve 3 çorba kaşığı su karıştırılır. (yumurta alternatifi olarak)
  • 2 tepeleme çorba kaşığı karabuğday unu
  • 1/2 su bardağı yemiş ya da tohum sütü (hindistan cevizi, badem, yulaf, susam)
  • 1 çorba kaşığı chia tohumu-isteğe bağlı
  • Bir tutam tuz

Yapılışı ve ipuçları:

Önce keten tohumu ve suyu sonra diğer malzemeleri ekleyip hepsini basit bir çırpıcıyla karıştırın. Çok sulu olmasın. Unu ve süt miktarını ona göre ayarlayabilirsiniz. Bu ölçülerle  4 tane pankek çıktı benimkinden.

İpuçları:

  • Pişmesi alışılan kreplerden biraz daha uzun sürüyor.
  • Hindistan cevizi sütü kullandığım için ayrıca hiç yağ eklemedim.

İçine avakado, zeytin ezmesi sürerek denedim. Ikisi de guzel oldu. Dener miyim acaba diye şekersiz bir reçel de çıkarmıştım masaya ama hiç gerek kalmadı. Hatta tadını reçelle bozmak istemedim. Ha olsaydı badem ezmeli güzel olurdu eminim 🙂 Ilk ikisinden sonra ise olduğu gibi, tek başına yedim 🙂

Ben lezzetinden yemeye doyamadım. Bitirdiğimde de hem midem hem ruhum doymuştu 🙂

Ve böylece bunu da kahvaltı alternatifleri arasına ekliyorum (kahvaltı alternatifleri için tıklayın)….

Afiyet ve sevgiyle ….

Seray

*** *** Wellness Koçluğu hakkında bilgi için buraya, Workshop’lar için buraya tıklayın.*** ***

 

Kahvaltı Alternatifleri

Ben şimdi ne yiycem ?? Diyorsanız iyi haber. Onu yemeyin, bunu yemeyin de o zaman ne yiyelim?

Eklenecekleri yazmıştım ama yeni beslenme şekline uygun öğünler nelerden oluşabilir? Şimdi kendi tecrübeme dönüp baktığımda görüyorum ki, evet beslenme değişikliği yapmayı istemek çok önemli bir başlangıç ve de bunu istedikten sonra hayata geçirmek için bir de hazırlığa gerek var. Çıkardıklarımızın yerine ne koyacağımız hakkında araştırma ve alışveriş yapmak mesela. Beslenmenize mutlaka ekleyin diye yazdığım genel takviyeler, canlı besinler tamam da, süt ürününe dikkat, glutene dikkat diyince ilk önce bunlarsız kahvaltı nasıl yapılır sorusu geliyor akla? Değil mi? Hatta sadece akla gelmiyor, ben bu soruyla çok karşılaşmaya başladım. Kahvaltıda tost, yumurta yemiycez de peki ne yiycez??? Doğru, ben kendi beslenme değişikliğimi yaparken birisi bana bu yazıyı verseydi, ve şimdi yazacağım alternatifler elimde olsaydı işim çoook daha kolay olurdu :-)) Ben de bunu düşünerek bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Kahvaltı öncesinden başlamalı aslında. Kalkar kalmaz büyük bir bardak ılık ve içine taze sıkılmış bir limonla su içip, üzerine biraz daha da – birkaç büyük bardak- su içip, olabiliyorsa yarım-bir saat kadar bekledikten sonra kahvaltı edilmesi iyidir. Su sisteme bir girsin, sindirimi başlatsın. Yoga ve ayurveda felsefesinden gelen bir bilgi de, yemeden önce vücudun sindirime hazır olması beklenmeli ve bunu da sağ burun deliğinizin açık olup olmadığı kontrol ederek öğrenebilirsiniz (solu kapatın sağdan nefes alın, tıkalıysa yemeyin, açıksa rahat nefes alıyorsanız sindirime hazırsınız demektir). Bu da, yine benim deneyimime göre, çin tıbbından gelen vücut saatini doğruluyor aslında; yani mide sabah 7-9 saatleri arasında aktif halde ve yediklerimizi rahatça sindiriyor. Siz de kendi vücudunuzla birkaç deney yapabilirsiniz belki :-)) Saat 7’de de kalksam, yani midenin aktif olduğu saatte, ilk kalktığımda burnum tıkalı oluyor (sağ taraf), biraz su içtikten sonra açılıyor. Öte yandan kahvaltı yine de hafif olmalı, çünkü sindirim öğlen saatlerinde maksimunda (ayurvedadan gelen bilgi). Tüm günün en büyük yemeği için en uygun saatler yani.

Bir de şunu eklemek lazım. Son yapılan birçok araştırma gösteriyor ki, 12-15 saaatlik açlık (tabi ki sıvı tüketilerek) faydalı. Diğer taraftan bakarsak bu yemek yemeyi gün içinde 8-12 saat arasında  sınırlamak anlamına geliyor (araştırma hakkında kısaca okumak için: http://www.drweilblog.com/home/2015/5/5/when-you-eat-may-matter-more-than-what-you-eat.html). Tabi gece boyunca değil !! Gün içinde. Eğer akşam geç ve çok yemek yediyseniz, zaten 5’ten sonra sindirim zayıflıyor, 9’dan sonra yenilenler de sabaha kadar sizinle kalıyor (!). Yani sabah dolu bir mideyle kalkıyorsanız, sadece su ve sıvı şeylerle beslenmek daha doğru bir seçim olabilir. Hiçbir şey yememek demiyorum ! Kesinlikle ! Sindirim çalışıyorken ona vereceğimiz smoothie veya sebze suyundaki besinleri de ne güzel alır dağıtır hücrelerimize (tarifler için yandaki smoothie kategorisine bakabilirsiniz). Akşam en son 6’da ya da 7’de yediyseniz bence sabah suyunuzdan sonra hafif kahvaltınızı da edin uygun saatlerde. Ben bu konudaki seçimimi günlük olarak yapıyorum. Kalktığımda neye ihtiyacım olduğunu soruyorum kendime. Mesela bu sabah kahvaltım sebze suyu olacak. Bazı sabahlar aşağıdakilerden birini çekiyor canım. Lütfen harfi harfine almayın bunları, deneyin, araştırın, okuyun ve kendiniz için karar verin her zaman.

İşte kahvaltı alternatifleri, (kendi tercih sırama göre yazdım):

  • Dilediğiniz bir çeşit smoothie ya da meyve suyu (içinde biraz da sebze olan), ya da sebze suyu (içinde biraz meyve olan)
  • Yeşil zeytin, kırmızı biber, yeşillik, aktive edilmiş (geceden suda bekletilmiş) ceviz veya badem
  • Dilimlenmiş greyfurt üzerine çiğ kabak çekirdeği ve tahin – FAVORİM !
  • Kapya biber (kırmızı yağ biberi) ile ayçekirdeği, badem ya da kaju peyniri ya da ayçekirdekli humus
  • Badem sütüyle (ya da başka bir yemişten süt) yulaf ezmesi, üzerine taze meyveli, belki tarçınlı …
  • Chia Puding: Hindistan cevizi ve badem sütlü, üzerine taze meyvelerle (tarif)
  • Ev yapımı granola (tarif), yemiş sütü (tarif) ve taze meyvelerle (Hayvansal gıda tüketiyorsanız yoğurtla)
  • Kinoalı ve karabuğdaylı müsliler
  • Glutensiz bir ekmek dilimi veya kraker (le pain des fleurs çeşitlerinden biri mesela) üzerine haşhaş ezmesi ve muz dilimleri
  • Sağlıklı bir krep
  • İlla yumurta diyorsanız, ıspanak, pazı, ısırgan otu, yani dilediğiniz bir çeşit bol yeşilliği bir iki dakika kısık ateşte öldürün, tuz, acı kırmızı toz biber, biraz kekikle birlikte üzerine bir yumurta, tamam !
FNM_010114-Chia-Seed-Pudding-Recipe_s4x3.jpg.rend.sni12col.landscape
Çilekli chia puding örneği
Haşhaş ezmeli, muzlu karabuğday ekmeği
Haşhaş ezmeli, muzlu karabuğday ekmeği

Oldu değil mi bayağı bir alternatif kahvaltı önerisi ! Sizin favori alkali      kahvaltınız hangisi? Paylaşın, çoğalsın !  Yaşasın FOOD-LOVE-CONNECTION :-))))

NOT: Tarifler sayfasında kahvaltı bölümünde tüm kahvaltılıkların bağlantılarına ulaşabilirsiniz.

Sevgiyle, sağlıkla, afiyetle !!

Güzel bir gün olsun …

Seray

*** *** Wellness Koçluğu hakkında bilgi için buraya, Workshop’lar için buraya tıklayın.*** ***

 

Kivi Bombası – Kahvaltı için Smoothie

Bir sabah bu kadar güzel başlayabilirdi !!

Kivi Bombası için gerekenler:

  • 2 olgun Kivi
  • 1 olgun muz (yazın derin dondurucuya koyduklarınızı da direk koyabilirsiniz)
  • 1 Avuç taze nane yaprağı
  • 1 Avuç Ispanak (ben evde ıspanak olmadığı için roka koydum ve de oldu)
  • 1/2 bardak Hindistan Cevizi suyu veya su
  • 1 limonun suyu
  • 1 çorba kaşığı yeni öğütülmüş keten tohumu
  • İsternirse yarım olgun avokado (eğer ihtiyaç varsa sağlıklı yağ eklemek için)

Hepsini blenderda karıştırın ve afiyetle yudum yudum için. Güneşli bir günse içeride ya da hava çok soğuk değilse dışarıda güneşe karşı yudumlayın ekstra beslenme (ve de D vitamini) için 🙂

Sevgi ve afiyetle ….

Seray

*** *** Wellness Koçluğu hakkında bilgi için buraya, Workshop’lar için buraya tıklayın.*** ***